0

Korku filmi sevdası bambaşka bir şey, değil mi? Hele ki tüylerimizi diken diken eden, ekran karşısında “Acaba şimdi ne çıkacak?” diye kıvranırken aldığımız o haz… İşte bu yazıda, senin gibi korku tutkunu herkesi The Conjuring evrenine götüreceğim. “Ben korku filmlerinde IMDB puanına bakmam, isterse 3.0 olsun, korku olsun da yeter!” diyenlerdensen, aramıza hoş geldin. Hazırsan, Ed ve Lorraine Warren çiftinin lanetli dünyasına dalıyoruz.

Korku Seansı (The Conjuring) Serisi

Her şeyin başlangıcı, The Conjuring (bizdeki adıyla Korku Seansı) filmiydi. Hikâye, paranormal vakaları araştıran Ed ve Lorraine Warren çifti etrafında dönüyor. Bir eve taşınan ailenin yaşadığı doğaüstü olaylar, özellikle küçük kızların geceleri duyduğu sesler, garip gölgeler… Bir annenin giderek garipleşmesi ve sonucunda Warren çiftinin devreye girmesiyle “Acaba bu evin sırrı ne?” sorusu kafamızı kemiriyor. Bu filmde, eski zaman kostümleri, karanlık ev dekoru, bir anda burnumuzun dibinde beliren ruhlar falan… Yani korku filmi seven herkesin “Tam benlik” diyeceği ögeler var. Ufak spoiler: Burada atlayan zıplayan şeyler görüp “Aman, bizim eve de musallat olmasın!” diyebiliyorsun. Hadi yine iyisin, filmin bitince kendi evine dönüyorsun. O ailenin durumu ne olacak, orası meçhul!

The Conjuring 2 (Korku Seansı 2)

Serinin ikinci filminde işler biraz daha derinleşiyor. Warren çifti gene sahnede ama bu defa olaylar farklı bir boyuta kayıyor. Bu kez musallat olan ruh ya da varlık, direk Lorraine’in peşine düşüyor. Evet, bildiğin gözünü Lorraine’e dikmiş, “Seni bulacağım!” diye ortalıkta dolanan bir gölge. Anahtar karakterlerden biri de “The Nun” adını verdiğimiz korkunç rahibe. Bir kız çocuğunu kullanarak Lorraine’e ulaşmaya çalışıyor. Haç işaretlerinin ters dönmesi, gece yarısı kapıların gıcırdayarak açılması, insanlar uyurken biri ayak ucunda dikiliyor hissi… Her türlü klasik korku unsurunu görüyorsun. Ama yine de “Gerçek olaylardan esinlenilmiş” deyip durduklarında kalbimiz biraz titriyor. Yani “Eyvallah, gerçek olsun, ama benden uzak olsun!” kafası.

Annabelle

Gelelim Annabelle serisine. Hani şu boynunda ip gibi bir kurdeleyle bakışları insana “Kaç kurtar kendini!” dedirten bebek var ya… Aynen, ondan bahsediyorum. Bu bebek ilk The Conjuring filminde Ed Warren’ın bodrumunda görünüyor; meğer arkasında ayrı bir hikâye varmış. Anlaşılan o ki, bir evde işlenen cinayet sonrası katilin lanetli ruhu, Annabelle isimli bebeğin içine hapsolmuş. Yani sevimli sandığın bebek, şeytanın resmen maskotu. Genç bir çiftin evinde yer edinen Annabelle, orayı cehenneme çeviriyor, yetmiyor başka kurbanlar da arıyor. Etrafındakilere karabasanlar, kapılara vurma sesleri, aniden düşen resim çerçeveleri… O “Mini minnacık bebekten ne olur?” deme, olur vallahi.

Annabelle: Creation (Annabelle Kötülüğün Doğuşu)

Annabelle’in kökenini, nasıl ortaya çıktığını anlatan film bu. Bir ailenin küçük kızı trafik kazasında ölünce, anne ve baba umutsuzluğa düşüyor ve “Keşke kızımız geri gelse” diye ruh çağırmaya kalkıyor. Tabi “Davetsiz misafir” misali başka bir ruh gelip, en yakın “oyuncak bebek” bulup içine yerleşiyor. Sonra evde yaşayan yetim çocuklara da hayatı zindan ediyor. İzlerken “Yahu n’apıyorsun sen, bir insan ruh çağırma seansına mı katılır!” diye kızıyorsun, ama karakterler maalesef bunu düşünmüyor.

The Nun (Dehşetin Yüzü)

Sıra geldi “Rahibe kılıklı korku abidesi” The Nun’a. Bu filmle anlıyoruz ki, The Conjuring evreni aslında hep birbiriyle bağlantılı. Bir kilisede rahibelerin teker teker ölmesi, kapısı açılmaması gereken bir odanın varlığı… E tabi “Açmayın” dedikçe karakterler “Kesin açalım” diye inat ediyor. Bu kapının ardında hapsetmeye çalıştıkları kötücül ruh da “The Nun” olarak karşımıza çıkıyor. Meğer filmlerde gördüğümüz o korkunç suret, koskoca bir lanetin yansımasıymış. Üstelik bu kilisede görev yapan rahip ve genç bir rahibe, vakayı aydınlatmak için uğraşırken, kendilerini bambaşka bir cehennemin içinde buluyorlar. Filmin sonuna geldiğinde “Aa, bunların The Conjuring’le bağlantısı ne?” diye soruyorsun, ama spoiler vermeyeyim, bir izleyin görün. Sadece şöyle diyeyim: Ekranda birkaç saniyeliğine görüp “Bu adam kimdi ya?” dediğin tip meğer The Conjuring’deki bir ruh çıkarma ayininin kahramanıymış.

Sonuç: Yüreğiniz Varsa Buyurun

Korku filmlerinin en iyi yanı, ortada büyük bir gizem ve belirsizlik olması. The Conjuring evreni de tam bu noktadan vuruyor. Tüm bu filmler, Ed-Lorraine Warren çiftinin maceralarını ve onların karşılaştığı şeytani varlıkların hikâyelerini birleştiriyor. Üstelik “Gerçek olaylardan esinlenildi” denince, evde ışıkları açık bırakıp uyuma ihtimalin yükseliyor. Ne diyeyim, korku seviyorsan tam senlik bir evren. O zaman en sevdiğin içeceğini al, perdeyi çek, kulaklığı tak ya da sesi aç. Hazırlan, çünkü The Conjuring evreni seni hop oturtup hop kaldıracak. Ha bir de, film bitince arkandaki koltuğa, yatağın altına falan bakmayı ihmal etme. Benden söylemesi!


Beğendiğini biliyorum. Hadi arkadaşlarınla paylaş!

0

Tepkini Çok Merak Ediyorum

Bayıldım Bayıldım
0
Bayıldım
Sevimli Sevimli
0
Sevimli
Beğenmedim Beğenmedim
0
Beğenmedim
Beğendim Beğendim
0
Beğendim
Haykırdım Haykırdım
0
Haykırdım
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Korkutucu Korkutucu
0
Korkutucu

0 Comments

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İndeks
Choose A Format
Personality quiz
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Trivia quiz
Series of questions with right and wrong answers that intends to check knowledge
Poll
Voting to make decisions or determine opinions
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals
List
The Classic Internet Listicles
Countdown
The Classic Internet Countdowns
Open List
Submit your own item and vote up for the best submission
Ranked List
Upvote or downvote to decide the best list item
Meme
Upload your own images to make custom memes
Video
Youtube and Vimeo Embeds
Audio
Soundcloud or Mixcloud Embeds
Image
Photo or GIF
Gif
GIF format